Modern kent yaşamının karmaşası içinde bir yavru köpeği eve dahil etmek, genellikle bir "itaat projesi" olarak algılanıyor. Oysa Turid Rugaas’ın geliştirdiği ve bizim pozitif eğitim pratiklerinde deneyimlediğimiz gerçek şudur: Yavru bir köpek eğitilmez, yaşama adapte edilir. Bu süreci mekanik bir "komut-itaat" sarmalından çıkarıp bilimsel ve etik bir zemine oturtmak, köpeğinizle kuracağınız ilişkinin en erken başlangıcıdır.
Geleneksel yanılgı, köpeğin "aklı başına gelene kadar" (genellikle 6 ay) beklenmesidir. Oysa biyolojik gerçeklik farklıdır: Yavru köpek, eve girdiği andan itibaren çevresini bir sünger gibi emer. Eğitim, formal bir ders saati değil; köpeğin dünyayı "güvenli" veya "tehditkâr" olarak kodladığı o ilk andır.
Bu dönemde yavru köpeklerin beyinleri "genelleştirilmiş nöroplastisite" aşamasındadır. Bu, beynin her türlü uyaranı filtrelemeden emdiği, "önemsiz" bilgiyi ayıklama mekanizmalarının henüz gelişmediği kritik bir evredir. Burada Turid Rugaas’ın temel uyarısını hatırlamalıyız: "Yavruları aşırı uyarmayın." Onları birer performans sanatçısına dönüştürmeye çalışmak yerine, kendi hızlarında keşfetmelerine izin vermeliyiz. Bu aşamadaki acelecilik, köpeğin zihinsel gelişiminde ileride telafisi güç olan yapısal deformasyonlara (reaktivite, korku) yol açabilir.
Eğitim sürecini sadece teorik bir anlatıdan ibaret görmeyip, bunu somut araçlarla desteklemek gerekir:
Sosyalleşme adı altında yavruları kontrolsüzce her sesin, her köpeğin ve her insanın içine atmak büyük bir hatadır. Bu, sosyal bir varlık yaratmak değil, canlıyı travmatize etmektir. Bizim metodolojimizde sosyalleşme; köpeğin yabancı uyaranları mesafeli ve sakin bir şekilde gözlemleyebilme yetisidir.
Nörobiyolojik olarak, bir köpek yeni bir durumla karşılaştığında beynindeki amigdala bu deneyimi "pozitif, nötr veya negatif" olarak etiketler. Eğer köpeğiniz titriyorsa veya aşırı heyecanlıysa, amigdala bu durumu "tehdit" olarak kodluyordur. Bu durumda pozitif eğitimden değil, sadece bir "maruz bırakma" (flooding) durumundan söz edilebilir. Hedefimiz, köpeğin amigdalasının dünyayı "güvenli" veya "ilgisiz" (nötr) olarak etiketlemesini sağlamaktır.
Süreci doğru yönetmek için şu üç noktayı akılda tutmak gerekir:
"Eğitim bir köpeğin kaç komut bildiğiyle değil; karşılaştığı yeni bir durumu amigdalasında ne kadar kısa sürede 'güvenli' olarak kodlayabildiğiyle (adaptasyon yeteneğiyle) ölçülür."